25 Eylül 2008 Perşembe

P Neruda'dan...


Üniversite 1 de iken can dostum Eda sayesinde tanıştığım bir şairden, internetten alıntı olsa da paylaşmak istedim.

BENİ UNUTURSAN EĞER*
Pablo Neruda


Tek bir şeyi
Bilmeni istiyorum senden.

Nasıl olduğunu bilirsin:
Bakarsam eğer
Mehtaplı bir geceye, kızıl kollarında
Ağırlaşmış ilkbaharın, pencereme kurulup,
Dokunursam eğer
Ateşin kenarında
Görmediğim küllere
Ya da kurumuş odun gövdelerine,
İşte o zaman her şey beni sana taşır,
Sanki bütün varlıklar,
Kokular, ışık, metaller,
Küçük sandallardır
Yelken açan
Beni beklediğin adalara.

Evet, şimdi,
Vazgeçersen ağır ağır beni sevmekten
Ben de vazgeçerim usul usul.

Eğer ansızın
Unutursan beni
Arama boşuna,
Çünkü çoktan unutmuş olacağım ben seni.

Şayet uzun ve delice olduğunu düşünüyorsan,
Bu engel rüzgârlarının
Hayatımı kasıp kavuran,
Ve karar verirsen
Kıyısında bırakmaya beni
Kökleri bende olan kalbin,
Hatırla
O günde,
O saatte
Kaldırayım kollarımı
Ve köklerim çıksın yola
Aramak için bir başka ülkeyi.

Ama
Eğer bir gün,
Bir saat,
Bana hükümlü hissedersen kendini
Bastırılamaz bir coşkuyla,
Eğer bir gün, bir çiçek
Dudaklarına tırmanırsa beni aramak için,
Ah aşkım, ah efendim,
İçimde ateşler yeniden kaynamakta,
Ne bir şey solmuş ne de unutulmuş derûnumda,
Aşkım büyütmekte aşkını, sevgilim,
Ve sen yaşadıkça kollarında olacak
Terk etmeksizin beni.

İngilizce’den çeviren Pertev Aşkın
* http://www.istanbulbirnokta.com/pertevaskin.htm

23 Eylül 2008 Salı

Nedensiz...

Hani bazen nedenini bilemediğiniz bir mutluluk, huzur olur ya içinizde...
Üstelik sabah kalktığınız ilk andan itibaren...
İşte ben öyleyim bu sabah, dudaklarımda anlamsız bir gülümseme, gözlerim ışıl ışıl.
Rüyalarımı da hatırlayamıyorum ki ilişkilendireyim :)
Hayırlısı artık...

22 Eylül 2008 Pazartesi

Alıntı



"Derler ki, aşk da unutulurmuş her şey gibi. Hem de yaşanıp bittikten, soğuyup küllendikten sonra değil, tam da doludizgin devam ederken unutulurmuş aşk.

Neyse ki, Zühre yıldızı varmış göğün üçüncü katında. Halen aşık olup olmadıklarını ve eğer aşıklarsa kime aşık olduklarını hatırlayamayanlar, göğün üçüncü katına çıkıp,Zühre yıldızının elindeki aşk aynasına bakarlarmış. Baktıklarında gördükleri yüz, aşık olduklarının yüzü olurmuş.

Derler ki, bazıları sadece zifiri karanlık görürmüş aynada.
Böylelerinin hafızalarından şüphe etmeleri yersizmiş.
Çünkü tekleyen hafızaları değil, yürekleriymiş."**

* "msn space" imden :)
** Şafak E. Mahrem. 86-87.

Sandım ki

Sandım ki işyerinde boşa geçen zamanlarda bloga göz atabileceğim.
Ama çalışmış olduğum bakanlığın koymuş olduğu yasaklama nedeniyle; tıpkı msn'e, facebook'a ulaşamamak gibi blogspot.com lu adreslere de giremiyorum. Fakat gönderi yazabiliyorum :)
Komik, anlaşılmaz bir durum. Hoş anlamaya da gerek yok. Yazabiliyorum ya duygularımı bu yeter değil mi??

İYİ HAFTALAR DİLEĞİMLE...

21 Eylül 2008 Pazar

Hoşgeldim :)

Sonunda cesaret ederek geldim blogger dünyasına...
msn space deki yolculuğa da devam bu arada.