28 Ekim 2008 Salı

YAŞASIN :)

Şimdilik yasak kalkmış...
Aklıma da başka bişi gelmiyor

25 Ekim 2008 Cumartesi

YASAKLAR

Blogger a erişim mahkeme kararıyla engellendi. Her ne kadar benim mütevazi sitem blogspot.com uzantılı olmasa da neticede bloger.com dan. İlk başta pek önemsediğim bir haber değildi açıkçası. Çünkü sitem açılıyordu. Fakat dün birşeyler eklemeye çalışınca durumun vehametini anladım. Şimdi bir şekilde yazmayı başardım. Mahkeme kararıyla ilgili bir yorum yapmayacağım.
Tek bildiğim kurunun yanında yaş da yanıyor...
Pek yakında Zeki&Metin ikilisinden yeni bir "YASAKLAR" yorumu gelmesi dileğiyle :)

Melodi sadece konuyla alakalı diye "forbidden zone" !
En anlamlı olarak bunu düşündüm.

19 Ekim 2008 Pazar

Adana




Cuma gecesi saat 23 den beri Adana'dayım.
Bugün saat 16:30 itibarı ile Aksaray'a(kürkçü dükkanı) döneceğim...
Yetmiyor, yetmiyor, yetmiyor...
"Buna da şükür" desem mi bilemiyorum...
Sessiz isyanlardayım...

15 Ekim 2008 Çarşamba

İstanbul



* play e basarak okumanız önerilir :)

İstanbul' a ilk gelişim 1992 de olmuştu. Kuzenimin düğünü vesilesiyle maaile trenle Adana'dan yola çıkmıştık. Uzun ama eğlenceli bir yolculuk olmuştu bizim için. İlk gördüğüm mimari yapı da doğal olarak Haydarpaşa Garı olmuştu. Anadolu'dan gelen pekçok insan gibi hayran hayran bakmıştım yapıya. Muhteşemliğine ise vapura bindiğimde daha bir tanık olmuştum. Daha sonra Beyoğlu Öğretmenevinde kalmıştık. İlk gelen biri için iyi bir seçim olmuştu orası. İstiklal Caddesi, binalar büyülemişti bu sefer.
İşte şimdi yıllar sonra bir kez daha İstanbul'daydım ve aynı heyecanı hissettim. Vapurda, metroda sanki yanıbaşımda rahmetli babam bana fısıldıyordu binaların geçmişini...
Sultanahmetten geçerken...
Ayasofyaya bakarken...
Sirkeci...
Eminönü...
Galata köprüsü...
Karaköy...
Kadıköy...
Boğaz....
Her yer tanıdık her yer bildik...
Bilindik birşey daha var:
Ben, 1992'de bu büyüleyici şehirde bana rehberlik yapan babamı ÖZLEDİM!


6 Ekim 2008 Pazartesi

Ben bu maile bayıldım...

Belki başkalarına daha önce de gelmiştir. Ama bu mail bana bugün geldi. paylaşmak istedim. Teşekkürler Bülent.

SORU: Piliç karşıdan karşıya niçin geçer?
EFLATUN: İyiliği için. Gerçek, öteki taraftadır.
DESCARTES: Yolun öbür tarafına geçmek için.
ARISTOTELES: Karşıdan karşıya geçmek pilicin doğasıdır.
MARX: Tarihsel olarak kaçınılmazdı.
FREUD: Pilicin karşıdan karşıya geçmesiyle ilgilenmeniz, sizde güçlü ve latant bir cinsel güvensizlik duygusunu ele vermektedir.
BUDA: Bu soruyu sormak, sizin kendi piliç doğanızı inkâr etmektir.
GALILEI:Oysa piliç karşıdan karşıya geçiyor...
EINSTEIN: Pilicin yolun karşısına geçmesi ya da yolun pilicin ayakları altında yer değiştirmesi, tümüyle sizin gösterdiğiniz referansa bağlıdır.
BILL CLINTON: Anayasa üzerine yemin ederim ki bu piliçle aramda hiç bir şey geçmemiştir.
GEORGE W. BUSH: Pilicin bu yolda BM kararlarına rağmen cezalandırılmadan karşıdan karşıya geçmesi, demokrasiye, özgürlüğe ve adalete kafa tutmaktır. Bu durum, o yolu bizim çoktan bombalamış olmamız gerektiğini göstermektedir.
SÜLEYMAN DEMİREL: Piliç geçmişse geçmiş, geçmemişse geçmemiştir.
TURGUT ÖZAL: Benim pilicim işini bilir.
BÜLENT ECEVİT: Bilmiyorum; Rahşan’a sormam lazım.
TANSU ÇİLLER: Bu memleket için karşıdan karşıya geçen piliç de bizimdir, üstünden geçen traktör de bizimdir.
R. TAYYİP ERDOĞAN: Ben tavuklu sandviç de satmıştım.
ABDULLAH GÜL: Hayır, bana böyle bir bilgi verilmedi. Ama karşıdan karşıya geçtiyse hükümet gereğini yapar.
A.NECDET SEZER: Karşıya geçtiği nokta kamusal alansa, başörtülü geçemez
TÜRK ERKEĞİ: Piliç sarışın mı? Esmer mi?

3 Ekim 2008 Cuma

Yirmibir Yıl...



21 yıldan sonra yine hep beraberdik...
Sanki dün ayrılmış gibi...
Öyle samimi ve öyle içten...
Çocuklarımız da vardı eşlerimiz de...
Ve o çocukların çoğu ilk kez görse de birbirlerini, paylaşımları mükemmeldi...
Anne ve babalarına yakışır şekilde:)
Teşekkürler!
Emeği geçen herkese...
Gerisi gelecek elbet.