15 Ekim 2008 Çarşamba
İstanbul
* play e basarak okumanız önerilir :)
İstanbul' a ilk gelişim 1992 de olmuştu. Kuzenimin düğünü vesilesiyle maaile trenle Adana'dan yola çıkmıştık. Uzun ama eğlenceli bir yolculuk olmuştu bizim için. İlk gördüğüm mimari yapı da doğal olarak Haydarpaşa Garı olmuştu. Anadolu'dan gelen pekçok insan gibi hayran hayran bakmıştım yapıya. Muhteşemliğine ise vapura bindiğimde daha bir tanık olmuştum. Daha sonra Beyoğlu Öğretmenevinde kalmıştık. İlk gelen biri için iyi bir seçim olmuştu orası. İstiklal Caddesi, binalar büyülemişti bu sefer.
İşte şimdi yıllar sonra bir kez daha İstanbul'daydım ve aynı heyecanı hissettim. Vapurda, metroda sanki yanıbaşımda rahmetli babam bana fısıldıyordu binaların geçmişini...
Sultanahmetten geçerken...
Ayasofyaya bakarken...
Sirkeci...
Eminönü...
Galata köprüsü...
Karaköy...
Kadıköy...
Boğaz....
Her yer tanıdık her yer bildik...
Bilindik birşey daha var:
Ben, 1992'de bu büyüleyici şehirde bana rehberlik yapan babamı ÖZLEDİM!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder