İŞTE GİDİYORUM*
İşte gidiyorum
Karşılıksız bir aşka kurban ettim ömrümü
İşte gidiyorum
Toprak alsın benimde bu hazin öykümü
İşte gidiyorum, gurbet yorgunu gövdemi
Çukura kim indirecek
İşte gidiyorum
Bu menfur cinayeti, şimdi çıkıp kim üstlenecek
Çürüdü gözlerim, yüreğim, bu yağmurlu şehirde
İşte gidiyorum
Beni kaldırın, hicran kalsın teneşirde
Size yüzyıllardır sesini kaybetmiş
Bir türkü söyliyecektim...
Ve bir yayla şefkatiyle
Kirpiğinizin ucundan öpecektim
Bir masum türküydü sadece
Yüzbinlerce mağdurun gönlünde
Belki söyleriz hepbirlikte
Belki, mahşerin birinci gününde
Nasıl sevmiştim hepinizi..nasıl böyle oldu akıbetim?
Ve nasıl çöle döndü
O benim gül gülistan memleketim
İşte gidiyorum, hiçbiriniz, hiçbir dilde beni anlamadınız
Ben başımı verdim, sizinse
İnsafsız bir linç oldu karşılığınız
İşte gidiyorum
Penceresiz bir dünyanın labirentine
İşte gidiyorum
''Saçlarındaki yıldızları koparabilirsin anne''
Sonunda kaptırdım gönlümü
ölüm denen o kaypak türküye...
Ve işte kurtuldun benden
Şen olasın ey sevgilim Türkiye
Elbet benimde vardı
Kendime ve yurduma dair umutlarım
Belki bıraktığım yerden sürdürür
Dostlarım, karım ve çocuklarım...
Çatladı yüreğim çatladı sazım
Demekki böyleymiş yazım
Sizlere armağan olsun
Sizlerden ödünç aldığım bu yürek sızım...
Benim hiç hayalim olmadı anne
Ne seni rahat ettirdim, ne kendim ettim rahat
Bir mutluluk fotoğrafı bile çekdirmedi bu hayat
Kaybolmuş bir anahtar kadar sahipsizim anne
Ne omuzumda bir dost eli, ne saçımda bir şefkat...
Sayki yollarda akan, şu feydasız çamurdan anne...
Sayki ıslanmaktım, üşümektim
Sayki yağmurdum anne?
Bunca yıldır gözyaşını, hangi denizlere sakladın,
Oy ben öleyim, sen beni ne diye doğurdun anne?
YUSUF HAYALOĞLU**
*Teşekkürler Ramazan...
** Teşekkürler dinlenesi şarkılar ve okunası şiirler için...
*** Vakit tamam, seni terk ediyorum.
Bütün alışkanlıklardan öteye... (Terk ettin gittin işte! Oysa vakit daha tamam bile değilken...)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Teşekkürler Dr. Hanım;
Ne güzel öldükten sonra bile yüreklere sıcak esintiler sunabilmek,
Ne güzel tatlı bir gülümseme oluşturmak gamzeli yanaklarda,
Ne güzel gökyüzüne baktırabilmek dört duvarda mahkûm bir insanı,
Ne güzel bir su damlasından çıkıp güneşe kapılar aralayabilmek.
Gâh denizin dibinde balıklara eşlik ederken,
Gâh bulutlara meydan okurcasına uçabilmek.
Gün ola, insanlık uğruna mücadelede kalkan olabilmek,
Gün ola, Prometeus olup, tanrılardan ışığı çalmak,
İnsanı aydınlatmak için.
Yeri gelince, haksızlıklara göğüs germek fütursuzca.
Bilinmelidir ki …
Nazım olmak gerek bunu başarmak için,
Can Yücel’in yürek sızısı ile dalabilmek lazım denize,
Yusuf gibi dik durmak, dile gelen her sözde.
O zaman “Ramazan” “lafazan” olmaz belki…..
O zaman belki başımız sağ olur…
Sevgi ile kalın…
Ramazan sen beni dinle giriş bu işe :)) Anladın sanırım
Yorum Gönder